Back to top

Türkiye: Gençlik ve LGBTQI+ hakları savunucusu Enes Hocaoğulları hakkındaki tüm suçlamalardan beraat etti

Durum: 
beraat
Vaka Hakkında

Ankara 86. Ceza Mahkemesi, 23 Şubat 2026 tarihinde görülen davanın ikinci duruşmasında, Enes Hocaoğulları’nın Mart 2025’te Avrupa Konseyi’nde yaptığı bir konuşma nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlamalarıyla haksız biçimde yargılandığı dosyada, insan hakları savunucusu hakkında yöneltilen tüm suçlamalardan beraat kararı verdi.

8 Eylül 2025 tarihinde insan hakları savunucusu Enes Hocaoğulları, Ankara 86. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. Mahkeme, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 8 Ağustos 2025’te hazırlanan iddianameyi kabul ederek, sanığın tutukluluk halinin yargılama süresince devamına karar verdi. İddianamede, Hocaoğulları’nın, kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki bilgileri yayma suçunu düzenleyen ve “Dezenformasyon Yasası” olarak da bilinen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A-1 maddesi kapsamında yargılanması talep edildi.

İnsan hakları savunucusu Enes Hocaoğulları, 27 Mart 2025 tarihinde Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin 48’inci oturumunda yaptığı konuşma nedeniyle hakkında başlatılan soruşturmalar kapsamında, İstanbul’daki bir mahkemenin verdiği yakalama kararı üzerine Türkiye’ye dönüşünde 5 Ağustos 2025 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gözaltına alındı.

Hakkında Enes Hocaoğulları

Enes Hocaoğulları, Ankara’da yaşayan bir gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusudur. 2022 yılından bu yana, Türkiye’de LGBTİ+ hakları alanında faaliyet gösteren ÜniKuir Derneği’nde Uluslararası Savunuculuk ve Kaynak Geliştirme Koordinatörü olarak görev yapmakta; diplomatik ilişkiler, gençlik haklarının izlenmesi, raporlama ve savunuculuk alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Lise yıllarında iklim aktivizmiyle başlayan mücadelesi, zamanla insan hakları ve demokrasi savunusuna evrilmiştir. Hocaoğulları, Şubat 2025’te Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Türkiye’yi temsilen gençlik delegesi olarak seçilmiştir.

23 Şubat 2026
Türkiye: Gençlik ve LGBTQI+ hakları savunucusu Enes Hocaoğulları hakkındaki tüm suçlamalardan beraat etti

Ankara 86. Ceza Mahkemesi, 23 Şubat 2026 tarihinde görülen davanın ikinci duruşmasında, Enes Hocaoğulları’nın Mart 2025’te Avrupa Konseyi’nde yaptığı bir konuşma nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlamalarıyla haksız biçimde yargılandığı dosyada, insan hakları savunucusu hakkında yöneltilen tüm suçlamalardan beraat kararı verdi.

Enes Hocaoğulları, Ankara’da yaşayan bir gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusudur. 2022 yılından bu yana, Türkiye’de LGBTİ+ hakları alanında faaliyet gösteren ÜniKuir Derneği’nde Uluslararası Savunuculuk ve Kaynak Geliştirme Koordinatörü olarak görev yapmaktadır.

27 Mart 2025 tarihinde, Avrupa Konseyi Kongresi’nin 48. oturumunda Enes Hocaoğulları, Mart 2025’te düzenlenen Kongre’nin 48’inci oturumunda Türkiye’deki protestolara yönelik polis şiddetine dikkat çekmiş ve uluslararası toplumu insan hakları ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırmıştı. Bu konuşmanın sosyal medyada geniş yankı uyandırması üzerine kendisine yönelik nefret kampanyası başlatılmış ve insan hakları savunucusu hakkında işlem yapılması talebiyle çeşitli savcılıklara şikayetlerde bulunulmuştu.

Hocaoğulları, 5 Ağustos 2025 tarihinde Türkiye’ye dönüşünde Ankara Esenboğa Havalimanında gözaltına alınan insan hakları savunucusu, 8 Ağustos 2025 tarihinde, üç gün süren gözaltı işleminin ardından Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiş ve hakkında tutuklama kararı verilerek cezaevine gönderilmiş ve 8 Eylül 2025 tarihinde görülen ilk duruşmada 35 gün süren tutukluluğu sonlandırılarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

23 Şubat 2026 tarihindeki duruşmada yaptığı nihai savunmasında insan hakları savunucusu, Avrupa Konseyi’ndeki konuşmasıyla ilgili “birkaç yüz kişilik bir salonda yaptığı konuşmada bahsettiği insan hakları ihlallerini duyan kişi sayısının, yürütülen karalama kampanyasıyla on binlere, tutuklanması ile de milyonlara ulaştığını” ifade etti. Hocaoğulları ayrıca gözaltına alınması, tutuklanması, cezaevinde tutulması ve serbest bırakılması süreçlerinde maruz kaldığını belirttiği fiziksel, psikolojik, duygusal ve cinsel şiddeti ayrıntılı biçimde anlattı ve yeniden cezaevine gönderilmesi ihtimali karşısında misillemeye uğrama korkusu nedeniyle bunları ilk duruşmada dile getiremediğini belirtti. İnsan hakları savunucusu savunmasını, “hukukun işlemesi gerektiği gibi işlemesine razı olan herkese” teşekkür ederek tamamladı.

Front Line Defenders, Enes Hocaoğulları hakkında verilen beraat kararını memnuniyetle karşılamakla birlikte, yargılamanın en başta hiç açılmaması gerektiğini bir kez daha vurgularken, hakım savcılara insan hakları savunucularının çalışmalarını gereksiz biçimde kısıtlayacak yorumlardan kaçınmaya ve Türkiye’deki tüm insan hakları savunucularının, barışçıl ve meşru faaliyetlerini, yargı tacizi ve keyfi tutuklamalar da dahil olmak üzere, herhangi bir kısıtlama, baskı, tehdit ya da misilleme korkusu olmaksızın barışçıl ve meşru faaliyetlerini sürdürebilmelerinin güvence altına alınması çağrısını yinelemektedir.

19 Ağustos 2025
İnsan hakları savunucusu Enes Hocaoğulları 8 Eylül’de hakim karşısına çıkacak

8 Eylül 2025 tarihinde insan hakları savunucusu Enes Hocaoğulları, Ankara 86. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. Mahkeme, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 8 Ağustos 2025’te hazırlanan iddianameyi kabul ederek, sanığın tutukluluk halinin yargılama süresince devamına karar verdi. İddianamede, Hocaoğulları’nın, kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki bilgileri yayma suçunu düzenleyen ve “Dezenformasyon Yasası” olarak da bilinen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A-1 maddesi kapsamında yargılanması talep edildi.

5 Ağustos 2025 tarihinde Enes Hocaoğulları, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin 48. oturumunda 27 Mart 2025 günü yaptığı konuşma nedeniyle, Türkiye’ye dönüşünü takiben Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gözaltına alındı. Ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Ankara Sincan Cezaevi’ne gönderildi.

İddianameye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, 4 Nisan 2025 tarihinde bir X kullanıcısının, Hocaoğulları’nın Kongre’de yaptığı konuşmaya ilişkin paylaşımı üzerine başlatıldı. Söz konusu paylaşımda, insan hakları savunucusu “Avrupa'da katıldığı kongrede ülkesini şikâyet ediyor, yardım dileniyor” ifadeleriyle hedef gösterildi. Paylaşımda ayrıca, “bu şahıs iftiralarla dolu konuşmasında alçaklığa doymayıp çıplak arama yapıldığı yalanıyla polisimizi hedef alıyor. Bu provokatör hakkında gereği yapılsın” denildi. Kullanıcı, paylaşımında Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nı, İçişleri Bakanı’nı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nü de etiketledi. Benzer içerikli paylaşımlar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca da bir soruşturma başlatıldı ve bu soruşturma daha sonra Ankara’daki dosya ile birleştirildi.

İddianamede, insan hakları savunucusunun herhangi bir somut veriye dayanmayan, yanıltıcı bir konuşma yaptığı ve bu suretle Türk Ceza Kanunu’nun 217/A-1 maddesini ihlal ettiği ileri sürülüyor. Ayrıca söz konusu konuşmanın, toplumda ayrışmaya yol açmaya, belirli kesimleri karşı karşıya getirmeye, kamu barışını ve toplumun huzur ile güven ortamını bozmaya elverişli olduğu; Türkiye’nin itibarını hedef aldığı ve halkın bir kesimine karşı kin ve düşmanlığa alenen tahrik içerdiği iddia ediliyor.

Front Line Defenders, insan hakları savunucusuna, toplumun hiçbir kesimine karşı düşmanlık ya da nefret çağrısı yapmadan, yalnızca barışçıl biçimde görüşlerini ifade etmesi nedeniyle yöneltilen suçlamalardan büyük endişe duymaktadır. Front Line Defenders Enes Hocaoğulları’nın bir insan hakları savunucusu olarak tanık olduğu ve kendisine aktarılan hak ihlallerini kamuoyuna duyurma görevini yerine getirdiğini bir kez daha vurgulamaktadır.

Front Line Defenders, söz konusu ceza davasının Enes Hocaoğulları’nın meşru insan hakları çalışmalarına yönelik bir misilleme niteliği taşıdığı ve Türkiye’deki muhalif sesleri ile insan hakları savunucularını susturmayı amaçlayan bir dava olarak kurgulandığı görüşündedir.

7 Ağustos 2025
Türkiye: İnsan hakları savunucusu Enes Hocaoğulları, Avrupa Konseyi toplantısında yaptığı bir konuşma nedeniyle tutuklandı

İnsan hakları savunucusu Enes Hocaoğulları, 27 Mart 2025 tarihinde Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin 48’inci oturumunda yaptığı konuşma nedeniyle hakkında başlatılan soruşturmalar kapsamında, İstanbul’daki bir mahkemenin verdiği yakalama kararı üzerine Türkiye’ye dönüşünde 5 Ağustos 2025 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gözaltına alındı.

 Acil çağrıyı indirin

Enes Hocaoğulları, Ankara’da yaşayan bir gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusudur. 2022 yılından bu yana, Türkiye’de LGBTİ+ hakları alanında faaliyet gösteren ÜniKuir Derneği’nde Uluslararası Savunuculuk ve Kaynak Geliştirme Koordinatörü olarak görev yapmakta; diplomatik ilişkiler, gençlik haklarının izlenmesi, raporlama ve savunuculuk alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Lise yıllarında iklim aktivizmiyle başlayan mücadelesi, zamanla insan hakları ve demokrasi savunusuna evrilmiştir. Hocaoğulları, Şubat 2025’te Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Türkiye’yi temsilen gençlik delegesi olarak seçilmiştir.

Enes Hocaoğulları, 5 Ağustos 2025 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’nda pasaport kontrolü sırasında, İstanbul’daki bir mahkeme tarafından hakkında verilen yakalama kararı gerekçesiyle gözaltına alındı. İfadesinin alınması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Burada alınan ifadesinin ardından, kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında tutuklama talebiyle Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı.

Hakimlik, Enes Hocaoğulları’nın kaçma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi. Bu karar, kendisinin tutuklanma riskinin farkında olarak Türkiye’ye dönmesine rağmen alındı. Tutuklama kararının ardından Enes Hocaoğulları, Ankara’daki Sincan Cezaevi’ne gönderildi.

Şubat 2025’te Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’ne Türkiye’yi temsilen gençlik delegesi olarak seçilen Enes Hocaoğulları, 24-27 Mart 2025 tarihleri arasında düzenlenen kongrenin 48’inci oturumuna katılarak çeşitli konuşmalar yaptı. 27 Mart’ta gerçekleştirdiği konuşmada, Türkiye’deki protesto gösterilerinde uygulanan polis şiddetini; biber gazı, plastik mermi ve tazyikli suyla yapılan müdahaleleri ve gözaltına alınan öğrencilere yönelik çıplak arama uygulamalarını ayrıntılı biçimde aktararak, uluslararası toplumu Türkiye’deki insan hakları ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırdı.

Kaydedilip çevrimiçi olarak paylaşılan konuşma, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bunun sonucunda, sosyal medyada ve hükümete yakın basın yayın organlarında insan hakları savunucusuna yönelik bir karalama ve nefret kampanyası başlatıldı; vatan haini, yabancı ajan ve “LGBTI+ ideolojisini yaymak isteyen” kuir olmakla suçlanarak hedef haline getirildi.

Yaratılan bu linç ortamında Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından sırasıyla Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi (halkı kin ve düşmanlığa tahrik) ve 217/A maddesi (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) kapsamında hakkında soruşturmalar başlatıldı. Bu soruşturmalar daha sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde birleştirildi. Ek olarak, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da TCK’nın 301. maddesi (Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama) uyarınca ayrı bir soruşturma başlatıldı.

Front Line Defenders, Enes Hocaoğulları’nın yalnızca barışçıl insan hakları faaliyetleri ve tanıklık ettiği hak ihlallerini ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirdiği için tutuklandığına inanmaktadır. Özellikle, Türkiye’nin üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nde yaptığı bir konuşma sebebiyle hedef alınması, ciddi bir endişe kaynağıdır.

Front Line Defenders, Türkiye Cumhuriyeti makamlarından,

  1. İnsan hakları savunucusu Enes Hocaoğulları’nın derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması,
  2. Özgürlüğünden mahrum bırakıldığı süre boyunca fiziksel ve ruhsal sağlığının güvence altına alınması,
  3. İnsan hakları ihlallerini barışçıl yollarla dile getiren insan hakları savunucularını, gazetecileri ve muhalif sesleri susturmak amacıyla kullanılan, kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve yasanın yürürlükten kaldırılması,
  4. Türkiye’deki tüm insan hakları savunucularının, yargı tacizi ve keyfi tutuklamalar da dahil olmak üzere, herhangi bir kısıtlama, baskı, tehdit ya da misilleme korkusu olmaksızın barışçıl ve meşru faaliyetlerini sürdürebilmelerinin güvence altına alınması çağrısında bulunmaktadır.